Bilimin bize diyetin bir kişinin Multipl Skleroz (MS) riskini ve hastanın hastalık seyrini nasıl etkileyebileceği hakkında söylediği , yakın zamanda yapılan bir MS konferansında tartışma konusu oldu.

Nöroloji profesörü olan Ellen Mowry, MS’de test edilen veya incelenen bazı diyet yaklaşımlarını ve bu tür çalışmalardan çıkarılan dersleri de gözden geçirerek ACTRIMS 2020’de bir sunum gerçekleştirdi.

Mowry, daha sağlıklı gıda seçenekleri ile daha düşük MS riski arasında bir bağlantı bulan çalışmalara genel bir bakışla konuşmasını açtı.

Avustralya’da MS ‘li yetişkinlerde ve sağlıklı insanlarda diyet kalıplarını karşılaştıran bir Otoimmum Çalışması, Akdeniz diyeti yiyen insanlara MS tanısının konma olasılığının daha düşük olduğu sonucuna varmıştır. Balık, özellikle konserve balık tüketiminin de bu hastalığın şansını azalttığı görülmüştür.

Balık her zaman iyi bir yemek seçeneği olarak görülüyordur. 1.153 kişide yüksek yağlı balık tüketimi ile ilişkili beslenme alışkanlıkları üzerine yapılan bir çalışmada balık tüketiminin ( haftada 1 ila 3 porsiyon arası balık, ayrıca günlük balık yağı takviyeleri ) MS gelişme oranının düşük olduğu görülmüştür.

Omega-3 yağ asitleri, deniz ürünlerinde ve keten tohumuna bol miktarda doymamış yağlar, daha fazla veriye gerekli olmasına rağmen bu koruyucu etkiden sorumlu olabilir.

Tüm araştırmalar MS riskini etkileyen daha sağlıklı gıdaları desteklemez. Sağlık Çalışmasına katılan 185.000’den fazla kadına ilişkin veriler, diyet kalitesi ile bir kişinin MS eğilimi arasında anlamlı bir bağlantı da bulamadı. Tuz veya sodyum alımıyla ilgili sonuçlar da çelişkilidir.

MS risk faktörü olarak obezite çeşitli çalışmalarla desteklenmektedir. Hastalığı olan kişilerde obezite ile ilgili durumlar ( yüksek kolesterol ve trigliserit seviyeleri, kalp hastalığı veya yüksek tansiyon gibi ) beyin lezyonlarındaki artış ve inflamasyon ile bağlantılı gibi görünmektedir.

Mowry’nin ekibi tarafından yapılan bir çalışma obez hastaların zamanla gri madde hacmini (beyin atrofisi) daha hızlı kaybettiğini göstermektedir.

Enflamasyonu artırabilecek “kötü” yağlarda (LDL kolesterol, trigliseritler gibi) fazlalık ağırlaştırıcı beyin lezyonlarına potansiyel bir sebep olarak verildi, ancak başka mekanizmaların da söz konusu olabileceği belirtildi.

Bununla birlikte, giderek artan bu kanıt grubunun kabul edilmesi, birçok MS diyeti ve risk çalışmasında potansiyel tuzakları göz ardı etmek anlamına gelmemektedir. Hastalar teşhis konduktan sonra diyetlerini değiştirebilir, bu da sonuçları yanlış yönlendirebilir.

Mowry, bu eksiklikleri gidermeyi amaçlayan CHARMS çalışması (MS ile İlgili Sağlıklı Eylemlerin Karakterize Edilmesi) adı verilen uzun vadeli bir araştırma projesine öncülük etmektedir. Halen çevrimiçi anketleri için insanları işe alan CHARMS, diyet, egzersiz alışkanlıkları, uyku programları veya açık havada geçirilen zaman da dahil olmak üzere yaşam tarzı seçimleri ve alışkanlıklarının MS ilerlemesini nasıl etkileyebileceğini araştıracaktır.


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.