“Hayır, elbette edemez, hastalık ona da yapacağını yapar. Benim hastalık üzerinde hiçbir kontrolüm yok.” (şahsi fikrimdir)

Hepimizin ortak cevabıdır bu. Ya düşündüğünüzden daha fazla kontrol sahibi olduğunuzu ya da olabileceğinizi söylesem?

Bana 5 yıl önce Multipl Skleroz ( MS ) teşhisi konduğunda hiç göstermemiş olsam da panik moduna geçtim. Teşhisi bilmeseydim belki bu kadar kötüleşmezdim. Hayatım boyunca ilk defa vücudumun kontrolden çıktığını hissettim.

Vücudumun sağ tarafı çalışmayı bırakmıştı, Allah’tan solaktım ve bana çok büyük sıkıntı olmadı. Birisi düğmeye basarak kapatmış gibiydi ve o bendim. Belki sağlak olsam iyileşme dönemi bu kadar sıkıntılı da geçmezdi, ki bu benim görüşüm, kimseye de bu durumu sormadım.

Yeni tanı konduğumda çok stresli bir durumdaydım, stresimi aileme belli etmemeye çalışmak beni daha da strese sokuyordu ve korkuyordum. Vücudumda olan en ufak şeyi hemen MS’e bağlar hale geldim.

Aradan geçen 5 yıldan sonra bunun muhtemelen kafamın içinde olduğunu anladım. Her zaman daha kötü hissettim, çünkü yaşadığım şeye karşı duygusal bir tepki veriyordum.

Denemediğim şey kalmamıştı, umut tacirlerinin elinde dolaşıp durdum. Hissettiğim stres bu semptomlara yol açıyordu. Kısır döngü gibiydi herşey. İyileşmek, ya da şöyle diyeyim, hastalığımı dışarıya yansıtmamak istiyordum, ama beceremiyordum.

Elimde baston, dengesizlik, konuşmada zaman zaman zorluk hep arttı. Yeni birşeye başladığımda kendimi iyi hissetsem de anlık olduğunu gördüm. Eninde sonunda her daha kötüye düştüm.

Bu durumdan nasıl kurtuldum?

Cevabın kabul etme sürecinin bir parçası olduğunu ve duygusal travma yoluyla çalışmanın zaman aldığını anladım. Semptonları arttıranlardan biri de düşüncelerim, duygusal halim değil miydi? Duygusal stresimi yönetmenin anahtarının eylemlerimde olduğunu öğrendim. Hastalığın vücuduma neler yapabileceğini kontrol edemedim, ama hastalığa karşı zihnimin emrindeydim.

Yaşadığım yolun yararsız olduğunu anladım, bu yüzden hayatıma geri dönmeye odaklandım. Eski arkadaşlarımla görüşmeye başladım, çoğu hasta olduğumu bile bilmiyordu; öğrendiler, bu sayede vefasızlıktan da kurtuldum.

Sürekli birşeyleri yapmaktan korkup “MS hastasıyım, yapamam” diyordum. Bu tutumun bana fayda sağlamadığını farkettim, tersine kötüleşmemi sağlıyordu.

Hikayemi değiştirmem gerektiğini anladım, artık sağlıklı zamanlarımda yaptıklarımı yapmaya çalışıyorum. Bakış açımı değiştirmeme yardımcı olan aktiviteleri yapıyorum artık.

MS’ten kurtulamam belki ama semptonlarını en aza indirmeye başladım ve böyle devam edeceğim, size de öneririm.


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.