2014’ün sonunda teşhisim konduğundan beri Multiple Sklerozun (MS) olumsuz yönlerini incelemeye ve olumlu bir bakış açısı sürdürmeye çalıştım. Bu hiç kolay birşey değildi, yeri geldi tökezledim de..

Herşeye rağmen pozitif kalmanın kolay olmadığını fark ettim. Sosyal medyadaki MS gruplarında da benzer bakış açılarını gördüm.

MS ile başedebilmenin yolunun pozitif düşünceden geçtiğini, moral bozukluğunun MS’in düşmanı olduğunu bilmeme rağmen MS’li olmanın verdiği can sıkıntısından nasıl kurtulacağım? Kısır döngünün içindeyim.

MR Taramalarım oldukça fazla, bir girdiğimde rahat 1,5 saat sürüyor. Dayanabilir misiniz 1,5 saat? Kapalı bir alan, kıpırdamak yasak, kafanın etrafına sabitlenmiş bir kafes, deli bir ses ve upuzun bir süre. Hareket etmemeli veya titrememelisiniz, yoksa teknisyen taramanın o bölümünü tekrarlamak zorunda kalabilir. Bugüne kadar ki girdiğim MR görüntülemelerinde kötü bir gidişat olmadığına mı sevineyim yoksa iyiye gidiş yok mu diye üzüleyim bilemedim.

Birçok kişinin bildiği gibi, yorgunluk da MS’in yaygın bir belirtisidir ve en kötü düşmanlarımdan biri. Nefes almaktan bile yorulduğum oluyor. Bütün gün çalışırken bu yorgunluk utanç verici olabilir ve sonrasında o kadar şiddetlenir ki eve gitmeden önce arabanızda kestirmeniz bile gerekebilir. İş sonrası için bir plan yapmak iyi bir fikir olmayabilir; ki arabaya zar zor gittiğinizi düşünürsek.. Vitamin takviyeleri sizi ne kadar gün içinde iyi hale getirse de gün sonu bir ölüm gibidir. Bu kadar yorulmanız azmış gibi, insanlar sizin yorgun olduğunuzu anlamazlar, çünkü sadece yaşayan bilir bunu.

En büyük diğer düşmanım dengesizliktir. Zaten bu ikisi (yorgunluk ve dengesizlik) olmasa düzeldim sayarım. İçmeden sarhoş gibiyim. Dengesiz olmaktan, düşmekten korktukça daha çok dengesiz oluyorum. Bu da bir kısır döngü benim için.

Bir de bunlar yetmezmiş gibi çevreniz var, kötülüğünüzü istemeyip kötü eden. Örnek benim ailem, iyi olmamı istiyor, gereksiz yere umuda itiyorlar beni ya da bana inanmıyorlar, güvenmiyorlar. Olsun; ben hepsini çok seviyorum, iyiliğimi istediklerini de biliyorum. Sadece benim de bu durumdan memnun olmadığımı, iyileşmek istediğimi anlasalar keşke.

Geçen gün twitter hesabımdan bir gönderi paylaştım “Hani ölmesin sürünsün derler ya, işte onu yaşıyorum..” diye. Benim psikolojimin bozuk olduğunu düşündüler. Psikolojim bozuk değil ama hissim bu; ümidim yok artık düzeleceğime. Tekrardan antidepresyana (uzun zamandır kullanmıyordum, kafama göre bırakmıştım, doktorum duysa beni keser 🙂 ) başladım, evet şimdi bu düşünce beni sıkıntıya fazla sokmuyor, ama değişmedi de. Değişemez.

Uzun lafın kısası bu kadar olumsuz etken olmasına rağmen hala olumlu düşünmeye çalışıyorum. Evet zor. Hem de çok zor. Pes ettiğim günler de oldu, sitem ettiğimde. Bazen sinirlenip “Neden ben?” diye soruyorum kendi kendime. Ama oğlumun gözlerinin içine baktığım zaman, tabiri caiz ise “Resetleniyorum.” ve tekrardan bu kısır döngüye giriyorum.


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.