Fiziksel semptomlar ve daha zayıf başa çıkma mekanizmaları,  Multipl Sklerozlu (MS) genç ve yaşlı hastalarda işsizlik için önemli risk faktörleri olmasına karşın, psikolojik sorunların orta yaşlı hastaların işsizliğinde en büyük etkiye sahip olduğunu göstermektedir.

Bu bulgular, işsizlik riski faktörlerinin yaşa bağlı olarak değiştiğini ve hastanın yaşam evresinde en büyük etkiye sahip olan belirli faktörleri dikkate alan müdahaleleri gerektirdiğinin altını çizer.

MS’li kişilerin çoğunun tanı konmadan önce kazançlı işlerde çalışdığını bildirmesine rağmen, hastalık nedeniyle çalışma yıllarında %40 ila %80’inin işsiz kaldığı tahmin edilmektedir.

MS hastalarında işsizlik için yaş, cinsiyet, eğitim , engellilik, ilerleyici hastalık, fiziksel semptomlar ve bilinçsel bozulma dahil olmak üzere çeşitli risk faktörleri belirlenmiştir. Ayrıca, başa çıkma, kişilik, öz yeterlik ve kaygı gibi kişiye özgü ve psikolojik faktörlerin, MS’li kişilerin çalışma durumunu etkilediği gösterilmiştir. Ancak bu faktörlerin, kişinin yaşam evresi, hastalık ve kariyere göre nasıl değişebileceği belirsizliğini korumaktadır.

Bu boşluğu doldurmak için araştırmacılar, işsizlik için hastalık, psikolojik ve kişiye özgü risk faktörlerinin MS hastasındaki yaşla değişip değişmediğini değerlendirdi.

Araştırma için yaşları20-64 yaş arası değişen MS hastaları Ulusal Multipl Skleroz Derneği web sitesi ve New York / New Jersey metro alanındaki yerel MS kliniklerinde işe alındı. Çalışma durumları ve faktörleriyle ilgili çevrimiçi bir anket doldurdular ve çalışma saatlerini azaltmayı veya işgücünü MS’leri nedeniyle gelecek yıl içinde tamamen bırakmayı düşündüklerini bildirdiler.

Hastalık faktörleri (yorgunluk, ağrı ve uyku bozuklukları), psikolojik faktörler (kaygı bozukluğu ve depresyon ) ve kişiye özgü faktörler (kişilik, MS yönetiminde öz yeterlik ve başa çıkma yöntemleri) doğrulanmış önlemler ile değerlendirildi.

Toplam 59 hasta (% 27) çalışma saatlerini azaltmayı ya da işgücünden ayrılmayı düşünüyordu. Araştırmacılar katılımcıları yaşlarına göre üç gruba ayırdı: 63’ü 30’larında, 40’larında 93, 50’lerinde 65 kişi idi.

Sonuçlar çalışmaktan vazgeçen insanların yüzdesinin yaşla birlikte arttığını, genç hastaların % 22’sini, orta yaşlı hastaların % 26’sını ve yaşlıların % 32’sinin çalışma saatlerinin azalmasını veya çalışmaktan vazgeçmeyi düşündüğünü göstermiştir.

İki hasta grubu (çalışmayı düşünenler ve düşünmeyenler) arasında yaş, cinsiyet, eğitim veya hastalık süresi açısından bir fark bulunmuyordu, ancak yaşlarına bakılmaksızın “dikkate alınan grupta” ilerleyen MS’li daha fazla insan vardı.

Analiz, katılımcıların önceki raporlarla tutarlı bir şekilde işgücünü terk etmeleri gerektiğini hissedip hissetmediklerini öngören birkaç faktör belirledi. Bunların arasında ağrı, yorgunluk, moral bozukluğu, olumsuz öz değerlendirme, nevrotiklik (olumsuz ya da endişeli kişilik), kaygı, MS’i yönetmede öz yeterlik, vicdani (sorumlu ve örgütlü kişilik), dışa dönüklük (sosyal ve olumlu kişilik), ayrılma (kaçınma) veya sorunlu başa çıkma mekanizması olarak görmezden gelinme) ve dini başa çıkma bulunuyordu.

Fiziksel semptomlar (genç grupta ağrı ve yaşlı grupta yorgunluk), ayrıca MS’i yönetmek için algılanan öz yeterlilik ve başa çıkma mekanizması olarak zihinsel ayrılmanın daha fazla kullanılması, genç ve yaşlı hastalarla anlamlı şekilde ilişkili bulunmuştur.

Kırklı yaşlardaki ve işgücünden ayrılmayı düşünen hastalar, daha fazla depresyon ve kaygıya ek olarak yüksek düzeyde nevrotiklik ve düşük dışa dönüklük ve vicdanlılık seviyelerine sahipti.

Ekip, orta yaşlı hastalarda psikolojik sorunların etkisinin, bir dizi biyolojik, psikolojik ve sosyal değişikliklerden geçtiğinde “orta yaş krizi” olarak bilinen semptomlarla bağlantılı olabileceğini belirtti.

Araştırmacılar, “Kişiliğin, kaygının ve yaşamın bu aşamasında kalmayı düşünenler arasında kötü öz değerlendirmenin birleşimi, psikolojik kriz veya hastalık faktörlerine karşı stres nedeniyle işgücünden ayrılmalarına neden olabilir” dedi.

Çalışmanın yazarlarından biri olan Lauren Strober “Bulgularımız fiziksel semptomların ve bireyin onları en genç ve en yaşlı kişilere göre daha büyük meseleler olduğunu gösterirken, psikolojik meseleler orta yaşlılar arasında hâkimdir. MS ile bireylere işgücünü bırakmak gibi önemli kararlar konusunda danışmanlık yapan profesyonellerin, yaş ve istihdam kararları üzerindeki etkisinin, biyolojik ve psikososyal faktörler bağlamında farkında olmaları gerekir” dedi.


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.