Multipl Skleroz (MS) olan insanların bir tedavi kullanıp kullanmamasına bakmaksızın enfeksiyonlarına karşı koruyucu olan bazı antikorların kan serumunda düşük seviyelerde sahip olma eğilimi bir çalışma ile ölçüldü ve bu çalışma Nörolojik Bozukluklarda Terapötik Gelişmeler dergisinde yayınlandı.

Bu seviyeler kendi başlarına enfeksiyon riski taşıyacak kadar düşük değildi, ancak tüm MS tipleri arasında normalden düşüktü ve özellikle ikincil ilerleyen MS (SPMS) olanlarda çok düşüktü.

Antikorlar immün sistemin enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olan temel bir bileşendir. Pek çok MS tedavisi, bağışıklık sisteminin aktivitesini azaltarak çalıştığı için, tedavi edilen hastaların bazı antikor türlerinde anormal derecede düşük seviyelerde olması ve bunun sonucunda enfeksiyona daha yatkın hale gelmesi mümkündür.

İsviçre Bern Üniversitesi Hastanesi’nde görevli bir ekip, MS’li kişilerde antikorlar, hedefli tedaviler ve hastalık özellikleri arasındaki bağlantıyı incelemek için yola çıktı.Bunun için Bern Üniversitesi Hastane grubu (İsviçre) ve Eginition Üniversitesi Hastane grubu (Yunanistan) olmak üzere iki Avrupalı ​​üye ülke grubundan (toplam 327 hasta) gelen verileri analiz ettiler.

Araştırma sonucunda MS hastalarının % 15.3’ünün, vücudun ürettiği en yaygın antikor türü olan immünoglobulin G (IgG) olarak adlandırılan antikoru normalin altında (700 mg / dL’den düşük) bir seviyesine sahip olduğunu buldular. Diğer antikor türleri, yani IgA ve IgM, MS gruplarında daha düşük olma eğilimindedir, ancak farkları istatistiksel olarak anlamlı değildi.

İlginç bir şekilde, aktif olarak tedavi edilmeyen MS hastalarında bile düşük IgG seviyeleri bulundu. Ekibe göre, bu hastaların “kontrol hastalarına kıyasla 700 mg / dL ‘nin altında IgG konsantrasyonlarının olma olasılığı 2,3 kat daha fazlaydı”.

Rituximab (Rituxan), kortikosteroidler, Tysabri ( natalizumab ) ve Gilenya ( fingolimod ) ile tedavi edilen MS’li insanlar tedavi edilmeyenlere göre, ortalama olarak IgG seviyelerini anlamlı derecede düşüklükler ve bu tedavilerin bağışıklık sistemi aktivitesini azaltarak çalıştığı görülmüştür.

Araştırmacılar ayrıca, ikincil ilerleryen MS’li kişilerin,birincil ilerleyen MS’li ( PPMS ) veya tekrarlayan düzelen MS’li ( RRMS ) olanlardan gözle görünür şekilde daha düşük IgG seviyelerine sahip olduğunu bulmuşlardır. Bu fark yalnızca tedavi edilmemiş SPMS ve PPMS hastalarının serum seviyelerine bakarken bile geçerlidir.

Araştırmacılar, hastalığın değiştirici tedavisi olmayan sadece RRMS ve SPMS hastalarını göz önüne alırken, SPMS grubundaki küçük örnek sayısına rağmen IgG konsantrasyonlarındaki anlamlı fark mevcut kaldığını, toplamda çalışmanın hastalık değiştirici tedavileri olan ve olmayan MS hastalarında düşük serum IgG konsantrasyonlarında prevalans oranlarının yüksek olduğunu gösterdiğini söyledi.


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.