Yapay Zeka (AI), Blokzincir (Blockchain), yüz tanıma derken hayatımızın her anına giren bilişim sektöründeki yenilikler önümüzdeki yıllarda tahmin edilenden çok daha hızlı gelişecek.
Her alanda gelişmelerin yönünü değiştiren Bilişim Teknolojileri’nde (IT) önümüzdeki yıllara dönük en stratejik tahminler paylaşıldı.

 

İşte IT sektörüne yön verecek 2019 yılı için en stratejik 10 yaklaşım:

  • 2020 yılı boyunca, Yapay Zekâ ürünlerinin yüzde 80’i herkesin hâkim olmadığı bir nevi simya işine bürünecek ve şirketler daha fazla sihirli el çalıştıracak.

Şirketler yapay zekâ üzerine yetenekli eleman çalıştırmak için yoğun çaba içine girecek. Veri bilimcileri, bilgisayar mühendisleri, uygulama (app) mühendisleri, geliştirme uzmanları aranan yetenekler olacak. 2019 yılı sonunda veri bilimi otomasyonu üzerine yapılan araştırmalar, karmaşık AI verileri araştırmasının önüne geçecek.

  • 2023’te gelişmiş ülkelerdeki kayıp insan sayısı, yüz tanıma teknolojisi ile 2018’e göre yüzde 80 azalacak.

Yüz tanıma teknolojisinin yaygınlaşması ile önümüzdeki yıllarda her yerde her zaman sürekli fotoğraflarımız çekilecek, devasa yüz tanıma veri bankaları oluşacak.

Büyük şehirlerde sokakta yürürken ortalama her köşe başında 15 kamera olduğu düşünülür ve cep telefonlarının da birer kameraya dönüştüğü kabul edilirse yüz tanıma ile herkes kayıt altına girecek.

  •  2023 yılı itibariyle kronik hastaların AI destekli sanal bakım takibine alınmasıyla hastanelerin acil servislerine başvuran hasta sayısı yaklaşık 20 milyon azalacak.

Hastanelerin acil servislerine gelen vakaların sadece yüzde 30’u kaza sonrası başvurular. Geri kalanı kalp, tansiyon, diabet, organ yetmezliği, astım vb. gibi kronik hastalar. Ancak Yapay Zeka (AI) destekli takip cihazları ve uygulamaları ile kronik hastaların durumu anında teşhis edilip gerekli önleyici bakım hizmetleri yapılabilir olacak.

Bu sayede acil servislerdeki yoğunluk azalacak. Sigorta şirketleri sağlık masraflarını en aza indirmek için yapay zekâ destekli takip sistemleri uzmanlarıyla çalışmaya başlayacak.

  • 2023 yılı itibariyle şirketlerin yüzde 25’i çalışanlarının iş kontratına siber zorbalık (cyberbullying) yapmama şartı ekleyecek. Ancak bu inisiyatifin yüzde 70’i başarısız olacak.

Elektronik ortamda birisinin bir başkası ile yanlış veya kötü ifadeler içeren etkileşime /iletişime geçmesi “siber zorbalık” olarak adlandırılıyor. Verilere göre siber zorbalığın yüzde 52’si yöneticilerden geliyor.

Çalışanların siber zorbalık kavramını kabullenmesi gerekiyor. 2019 yılı sonu itibarıyla ABD’de iş yeri taciz veya mobbing davalarında 2017 yılına göre yüzde 44 azalma olması bekleniyor.

  • 2022 yılı içinde, çeşitliliği ve kapsayıcılığı yansıtan beyin takımına sahip şirketlerin yüzde 75’i hedeflediklerinden daha çok kazanacak.

Çeşitlilik arttıkça başarı da artar.

Eldeki verilere göre çalışanların sadece yüzde 40’ı kapsayıcı iş ortamının yönetici tarafından geliştirilmesini düşünüyor.

Çeşitlilik ve kapsayıcılığın başarıyı artırması için teknoloji kullanılacak. 2020 yılı itibariyle büyük şirketlerin yüzde 15’i kapsayıcı iş ortamı olarak tanınacak.

  • 2021 itibariyle kamuya açık blokzincirlerin (blockchain) yüzde 75’i, kişisel verilerin yüklendiği ve denetimden uzak “mahremiyet zehirlenmesinden” zarar görecek.

Blokzincir teknolojisi içinde çok fazla açık metin alanı var. Eğer bunlardan birine kişisel verinizi yanlışlıkla veya kasten şifrelemeden yüklerseniz bu bilgi blokzincirin eklentisi oluyor.

Üretilen bir blokzincir sonrasına hiç bir şekilde değiştirilemeyeceği için o bilgiyi silme, geri alma imkânı kalmıyor.

Eğer erken önlem alınamazsa “kişisel mahremiyet” açığı blokzincir teknolojisinin en savunmasız noktası olacak.

Bunun önüne geçmek için şirketlerin kişisel verilerin korunması yaklaşımına prensip olarak sahip çıkması gerekiyor. Bu kapsamda devlet de E-Mahremiyet (ePrivacy)  adı altında “Kişisel Veriler Koruma Kanunu” ile kişisel verilerin güvenliliğini ön plana çıkardı.

  • 2023 yılı itibariyle “e-Mahremiyet” (ePrivacy) yaklaşımı sanal alışveriş maliyetlerini artıracak. e-Mahremiyet ile internet sitelerindeki “çerezlerin” kullanımı azalacak ve gelirler düşecek. Bu da alım maliyetlerine yansıyacak.

Müşteriler artık kişisel verilerinin ücretsiz toplanmasına müsaade etmeyecek. Reklam tabanlı gelirler azalacak ve iyi bir içerik ve ürün için doğrudan ödeme tercihleri artacak.

2019 yılı sonu itibariyle, ticari pazarlama teknolojileri sektörünün önde gelen 5 şirketinin geliri yüzde 10 azalacak.

  • 2022 yılı itibariyle dijital dünyada çok hızlı bir şekilde iç becerilerin dışarıdan gelir getiren ürünlere dönüştüğü bir sürece girilecek.

Bir çok bilişim şirketi ticari pazarda satılabilecek sıra dışı beceri ve yetenekler geliştiriyor. Elinizdeki veri ve algoritmalardan faydalanabilecek dışarıdan bir bakışı keşfetme şirketlerin yeni eğilimleri olacak.

En iyi iş çıkaranlar; masraflarda kesintiye gidenler değil, gelir artırma arayışına girenler olacak.

  • 2022 yılı itibariyle dev dijital şirketlerin “eşik bekçisi” pozisyonunu destekleyen firmalar küresel anlamda kendi sektörlerinin yüzde 40’ını eline geçirecek.

Herhangi bir sektörün en büyük 4 şirketi o sektörün yüzde 40’ını eline geçirecek. Geri kalanların hepsi diğer yüzde 60’lık dilime sıkışacak. Pazarda yoğunlaşma olacak ve tüketicilerin gelirleri daha çok bu şirketlere gidecek.

Dijital sektörün Google, Amazon ve Facebook gibi şirketler tarafından konsolide edildiği düşünülürse firmaların tek bir ortak yerine çoklu ortakla yoluna devam etmesi olası görülüyor.

2019 yılı itibarıyla pazar yoğunlaşması yerel olmaktan çıkıp küresel çapta yayılacak.

  • 2021 yılında sosyal medya skandalları ve güvenlik açıkları artık tüketiciler üzerinde etki etmeyecek.

Sosyal medya skandalları ve ortaya çıkan onca güvenlik açığı vakalarına rağmen her gün düzenli sosyal medyaya giren kullanıcı sayısı 2019 yılı içinde artmaya devam edecek.

 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.