Arkadaşlar merhaba,

Geçen hafta 17.03.2018 – 24.03.2018 tarihleri arası Mısır ‘ın Sharm El Sheikh şehrindeydim. Tatilimden çok memnun kaldım, oğlum benden daha çok memnun kaldı.

Vize için Türkiye’de baya bir beklemiştim, ama beklediğime değdi. Kışın yazı yaşadım 🙂

Ben Türkiye’de vize için 5 hafta bekledim, annem yaş haddinden ( 50 yaş üstü kapıda vize) 5 dakikada vizesini aldı, açıkcası zoruma da gitti :s

Mısır’a giriş için (vizeniz olsa ya da olmasa hiç farketmiyor) sizden bir form doldurmanızı istiyorlar. Bu formda size ait bilgiler ( isim, soyisim, doğum tarihi, pasaport numarası ve uyruk) doldurulması gerekiyor. Bu formu hem girerken hem de çıkarken doldurup veriyorsunuz. Anladığım kadarıyla işlemlerin hepsini size yaptırıyorlar.

Tüm işlemlerimizi bitirdik, bavullarımızı aldık ve kapıda bizi bekleyen otel çalışanı ile konaklayacağımız otelimize geldik.

Askeri darbenin izleri gözüküyordu, sokaklarda polis arama noktaları, otele girişte köpekli arama vs.

Uçağımızı Pegasustan almıştım, oteli de booking den beğenip ( Coral Sea Waterworld Resort ) resepsiyona e-posta atıp halletmiştim. Uçak saatim gece olduğu için (günde tek sefer) erken check in de aldım, iyi ki de almışım.

Gitmeden önce bana herkes aynı şeyi söylemişti; “Sen MS hastasısın, sıcak sana yasak, ne yapacaksın o sıcakta vs”. Hava hep 30 derecenin üstünde olmasına rağmen sıcağı hissetmedim, çünkü nem yoktu, hava çok temizdi.

Otelde ( Coral Sea Waterworld Resort ) herşey çok güzeldi, odamız bahçe katı havuz manzaralı aile odasıydı, uzak olduğu tek nokta sahildi ( otel çok büyük bir alana sahip olduğu için ). Zaten sahil ile de pek işimiz olmadı, deniz çok sığdı ve zaten oğlum da aquaparktan çıkmadı. Deniz o kadar sığdı ki, neredeyse 1 km açılınca su hala diz altındaydı. Eğer o uzaklarda insan varsa, su üstünde yürüyor sanırsınız 🙂

Otelin aquaparkı çok büyüktü ve her yaş grubuna hitap ediyordu. Sabah kahvaltımızdan sonra gidiyorduk, öğle yemeğine kadar oğlum hiç durmadan çocuk kaydırağından kayıyordu. Eşim bırakıyor, annem tutuyor ve ben alkışlıyordum, tüm tatilimiz böyle geçti diyebiliriz 🙂

Yemekler lezzetliydi, çeşit azdı. Çalışanlar güler yüzlüydü. Tesis kirli değildi. Memnun kaldık; ta ki dönene kadar.

Dönüş tam bir felaketti. Ülkeye girmek ne kadar kolaysa, çıkmak da o kadar zordu. Belki bunun askeri yönetim ile alakası olabilir; bilmiyorum.

Havaalanına girmek için önce pasaport ve bilet kontrolü yapıyorlar. O kontrol geçince polis aramasına giriyorsun, seni didik didik arıyorlar. Biletini aldıktan sonra girerken doldurduğun formu tekrar doldurup pasaport kontrolünden çıkıyorsun ve son polis aramasına girip “OH” çekiyorsun. Son polis araması çok kapsamlı, kadın ve erkek ayrı yerde sıraya giriyor, ayakkabılarına kadar çıkarıyorsun ( cüzdanımı bile çıkarıp X-ray cihazına koydum, annem terliklerini çıkarmış) . Arama o kadar teferruatlı ki 2 yaşına girmemiş oğlum bile arandı. Bu kadar aramayı görünce birinin keopsu felan götürmeye çalıştığını düşündüm.

Uçağa biniş anı geldiğinde çok değişik bir uygulama ile karşılaştım, bavulların hepsi dışarıda yerdeydi, bizden bavullarımızı araçlara koymamızı istediler. Bu uygulama bana çok garip geldi, değişik bir sistemdi.

Artık İstanbuldaydık ve 33derecen 5 dereeye gelmiştik 🙁


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.