Evet,

Dün akşam büyük bir fırsatı teptik. 18 puana çıkıp 3. olmak yerine 16 puanla 8. sıradayız.

Suçluları Pareira yaptık, Terraneo yaptık, Advocaat yaptık, futbolcular yaptık, şimdi de Aykut suçlu diyoruz.

Kim geldiyse suçlu oldu, peki desek nasıl olur; bu suçlu dediğimiz kişileri kulübe kim soktu? kim yetki verdi?

Suç Aziz Yıldırım’da mı? Bence onda da değil, bu durumun suçlusu Aziz Yıldırım’a oy verenlerde, diğerlerinde suç yok, onlar hatalı.

Burada suç ve hata kısmını iyi ayırt etmek gerek, evet Kongre Üyesi’yim. Aziz Yıldırım’ı bir ara çok sevdim, çok başarılı işler de yaptı, gitmesin diye yürüdüm de.. Ama başkanlıkta benim kanımca miladı doldu. Geçen kongrede 31 Mayıs 2015’te oyumun rengi maviydi, oyumu Hulusi Belgü’ye verdim. Bunu Aziz Yıldırım’ı beğenmediğim için değil, Hulusi Belgü’nün listesine güvendiğim için yaptım. Tribünden tanıdığım abilerim, kardeşlerim hep o listedeydi. Olmadı, sağlık olsun. Herkesin esas amacı “Fenerbahçe olmalı, olduğuna inanmalı” deyip Fenerbahçemizin geleceğini düşünmeye devam ettim.

Aziz Yıldırım. Evet Atatürkçü; evet yıkılmayan son kaleyiz; evet kulübü ele geçirmeye çalışanlar var, evet iftira ile sözde şike operasyonuna maruz kaldı; ama sadece bunlardan ötürü kendisine seçimde oy vermeyeceğim ve oyumu Ali Koç için kullanacağım. Bu demek değildir ki “Aziz Yıldırım başkan olmasın”. Bu “Ali Koç başkan olsun” demektir. Zaten Yıldırım bugüne kadar çoğu oyu Atatürkçüğü ile aldı.

Unutmayın; 3 Kasım 2013’teki seçimde Mehmet Ali Aydınlar ile Aziz Yıldırım yarışmıştı. Orada dedim işte “Aydınlar başkan olmasın” diye. Eğer Aydınlar başkan olmasaydı (iyi ki olmadı) işte o zaman son kale yıkılırdı. Listesinde çok sevdiğim bir abim de vardı; Metin Şen. Metin Abim 10 numara 5 yıldız bir insandır, ama Mehmet Ali Aydınlar konu olduğu içim seçime dahi gitmedim.

“Fenerbahçe şike yapmıştır” diyen insanların kulüpte işleri yoktur, kim olursa olsun, gözümde bitmiştir bu insanlar. Sözde şike davasının hakimleri, savcıları yurtdışına kaçarken yakalandılar ve hala siz bu olaya “şike” diyebiliyorsanız sizin kişiliğinizden şüphe duyarım. Bu sözlerim Aydınlar için de geçerli, Saran için de; zaten Saran’ın da açıklaması malum..

Uzun lafın kısası, maç 3-1 olunca izlemeyi bıraktım, çünkü 3-1 galip olmamıza rağmen iyi oynamıyorduk, zaten sonuç ortada.

Beni Fenerbahçe futboldan soğuttu, aslında sadece beni değil, birçok insan futboldan soğudu. Eskiden Fenerbahçe’nin maçı olduğu zaman önceden planlar yapar, heyecan duyardık. Görseller hazırlar, nasıl daha iyi destek çıkacağımıza kafa yorardık. Şimdi evde bile TV’de izlerken kanal değiştirebiliyoruz.

Sonuç olarak; kulüpten 2 kişi kesin kez gitmeli; birincisi Aziz Yıldırım; ikincisi Aykut Kocaman.

Aziz Yıldırım kulübü kötü yönettiği (aslında kötü yönetiyor denmez ama bana göre kötü, tek adamlık her zaman kötüdür) için, Aykut da felsefesi gol yememek olduğu için gitmeli. Zaten benim kanımca Aykut tekrardan hiç getirilmemeliydi, “Tükürdüğünü yalamak Fenerbahçe’ye yakışmaz”. Caner’i nasıl geri almadıysan, Gökhan’da nasıl geri vites yapmadıysan, Aykut’u da geri çağırmayacaktın..


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.